Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Taze mi bitti topik
Canın sağolsun
Amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Altınbaş kadehe yağ gibi dolsun…
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Taze mi bitti topik
Canın sağolsun
Amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Altınbaş kadehe yağ gibi dolsun…
Bir adam gelecek ve bana bu şarkıyı söyleyecek. Tüm yaralarımı sarmaya geldiğini, beni düzelteceğini fısıldayacak kulağıma.
Biliyorum benim için çaba gösterecek bir adam olacak. Aynı acıları bana yaşatmayacak gitmeyecek bir adam.
Size ütopyaların güzel olduğundan bahsetmiştim değil mi?

Çok yoruldum artık gördüklerimden ve göreceklerimden.Küçüktük siz yere düşüp kanatırken dizlerinizi benim bedenime her an daha da batardı dikenler,her an başka biri ısırırdı kalbimi.Çok acı çeken vardı dünyada.Avuçları kanayan çok çocuk vardı ama benim avucumdan akan kanlar hepsininkinden daha da fazlaydı.Boş bir çizik ve yavaşça sızıp sel olan kanlarımı izleyerek büyüdüm ben.İçimden akan kan sığmadı odama taştı.Tüm evi kırmıızıya boyadı,koyu kan kırmızısı…orasıda dar gelince yavaşça sızdı penceremden aşağıya akan kanlarım damla damla….Her damlada kinim,öfkem,nefretim,acılarım…kaldırımdan geçen insancıkların üzerine aktı sinsice.Değer değmez kıymetli hassas tenlerine,tüm pisliğim karışıverdi benliklerine ve kalplerine… Evet,belkide tüm kötülüklerin sorumlusu benim.En büyük şeytan benim içimde filizlendi ama olmadı işte…Denedim bu pis kanı durdurmayı.Onu durdurmayı denedim.Yetmedi gücüm.Sonra yanlış isteğin peşinde olduğumu anladım.Kararmanızla,pislenmenizle gurur duyuyorum artık.Aferin size.Artık tüm pislikler sizin hepsi sizin.Siz günden güne daha çok kararırken,ben akan kanlarımla temizleniyorum.Bak kanatlarıma! Görüyomusun?Kararmış kanatlarım beyaza yakın artık.Melek doğdum ben biliyorum.Yeniden özüme dönüyorum işte.Tekrar sizden üstün olucam biliyorum.
“Seni seviyorum ama git.” Elde edilince bir değerim kalmaz diye korkuyorum. Git. Kaybetmekten korkuyorum. Bir gün bitmesindense bırak hiç yaşanmasın, sonsuza dek kutsal kalsın bu şey. O heyecan hep içimizde bir yerlerde dursun. Çünkü sen gidince “olsun bunu yaşamak da güzeldi” diye düşünemeyeceğim, zaman da bana yardımcı olamayacak. Belki ben senin hafızandan zamanla yok olup gideceğim ama senin yüzün, ellerin, gözlerin her şeyiyle belirecek karşımda. Sen o anıları hatırlayıp gülümserken, o anılar benim sürekli karşıma çıkıp amıma koyacak. “Mutlu aşk varsa da mutlu son yoktur.” demiş adamın biri. Anlıyor musun? Seni seviyorum ama git, çünkü;
Alışacağız
Karışacağız
Sıkılacağız
Yorulacağız
Ayrılacağız
ve
Sonsuza kadar yok olacağız.
| — | Aralikkapi (via bilincpilavi) |
Beni almaya geldiğinde önde bir kadın görünce inanılmaz kıskandım yine hangi aşifteyi götürücez okula dedim bir de yerimi kapmış önü ama “özlem bu annem SEVTAP,annem özlem” diyince eridim. SEVTAP bu isimden nefret ederim. Neden çünkü ablamla abimin annelerinin adı yani babamın annemden başka beraber olduğu kadının ismi..Gelde sev şimdi bu ismi her neyse konumuza dönelim arkada ne diyeceğimi bilmeden tırnaklarımla oynayarak dışarıyı yüzümde bir tebessümle izleyerek bir yerde durduk okula gelmemize yakın kadın indi “iyi dersler canım” e ben seni yerim dedim sonra okula geldik şimdi o dersinde bende dersteyim. Aylardır sözüm vardı arabasını yıkatacaktım az önce tenefüste koşarak otoparka gittim ve yıkamaya verdim arabasını çıkınca mutlu olsun diye o hiç mi hiç üzülmesin diye dayanamam ki onun üzülmesine.. Gözleri bendeydi nereden geldiğimi nereye gittiğimi merak etmişti akşam 2 saat sonra görecek .. Bir de o verdiği sözleri tutsa
Ama ne zamaaan aslında hiç birini sonuncusu kadar istemiyorum böyle içelim içelim sonra bi uyanıym onun kollarında o kadarcık çok mu şey istiyorum şimdi ben ?
Ben seni çok iyi tanıdığımı sanarken meğer hiç tanımıyormuşum. Sen çok farklısın beni üzmek istemiyorsun diye kaçıyorsun ya peki ben? bu öğrendiğim şeyden sonra ne yapmalıyım? Ben sana kıyabilir miyim ? Yüzünü asık görmeye dayanabilir miyim? Yaşadığımız şeyler çok benziyor diyebilmek isterim sana. Annemi anlatabilmek isterim.. Sende döksen bana içini nasıl bir ketummuşsun benim durmumu bile bile aylarca susmuşsun oysa ben sana benimle ilgilenmiyorsun diye milyonlarca küfür ediyodum meğer yarama basmak istemiyormuşsun seninde yaran varmış. Bi erkek çocuk lise çağlarında gerçi yaşı kaç olursa olsun önemli değil babasıyla futbol oynamak,kız tavlamak,gezmek,maça gitmek ister. Sen küçük yaşta engelli bir babayla kalmışsın bir sürü sorumluluk birikmiş omuzlarına. Beni eve bırakmayıp işe gideceğim dediğin zamanlarda ne kızıyordum sana iş iş nereye kadar diye.Nereden bilebilirdim babanın işlerini senin yaptığını… Sen o kadar yükü taşıyan masum yüzlü çocuk kendinden beni uzaklaştırıyorsun ama ben sana yakınlaşıp bak bende bunları yaşadım en azından baban yaşıyor nefes alıyor diyebilmek yanında olup elini tutabilmek isterken sen kaçıyorsun. Bir an senin benim bizim düğününümüzü düşündüm . Benim tarafımda eksik olmayan bir anne sende engelli bir baba ama diyorum ya sakın gocunma üzülme sıkılma.. Keşke yatsaydı nefes bile almasaydı ama yanımda olsaydı diyorum bazen öyle olmuyor ki diyeceksin göz göre göre eriyor babam çocuk gibi olucak ilerde gözümün önünde diyeceksin ama sana yemin ederim annem sadece yatakta yatsa hiç konuşmasa bana yeterdi bu yüzden şükret güzel suratlı.. Sen bu yazılarımı asla görmeyecek okumayacak bilmeyeceksin ama belki ben birgün cesarete gelip söylerim sana olan düşüncelerimi duygularımı…